Almanlar Hem Türkçe Öğreniyor Hem Türkiye’yi Geziyor.
Almanlar Hem Türkçe Öğreniyor Hem Türkiye’yi Geziyor.
Almanya’nın Herten kentinde belediyeden emekli memur olarak görev yapan Mustafa Korgan, tam 40 yıldır dev bir projeye imza atıyor. Almanlara sadece bir dili değil, Türk kültürünün inceliklerini ve misafirperverliğini de öğreten Korgan, bugüne kadar yaklaşık bin Alman vatandaşını Türkçe ile tanıştırdı. Herten’de verilen bu eğitimler, iki toplum arasındaki önyargıları yıkarak dostluk bağlarını güçlendiriyor.
Almanya’nın Herten kentinde belediyeden emekli memur olarak görev yapan Mustafa Korgan, tam 40 yıldır dev bir projeye imza atıyor. Almanlara sadece bir dili değil, Türk kültürünün inceliklerini ve misafirperverliğini de öğreten Korgan, bugüne kadar yaklaşık bin Alman vatandaşını Türkçe ile tanıştırdı. Herten’de verilen bu eğitimler, iki toplum arasındaki önyargıları yıkarak dostluk bağlarını güçlendiriyor.
Mesleki Başarı ve Sosyal Uyumun Anahtarı: Türkçe
Eğitim alan kursiyerler arasında yer alan Renate Wäling, Petra Richter, Christa Kohn, Hubert Lohmann, Willi Oberhaus ve Dirk Hannig, Türkçe öğrenmenin sadece bir hobi değil, meslek hayatlarında da büyük bir gereklilik olduğunu savunuyor. Özellikle Alman resmi kurumlarında veya eğitim camiasında görev yapanlar, Türk ailelerle kendi dillerinde iletişim kurabilmenin kapıları açan bir anahtar olduğunu vurguluyorlar. Kursiyerler, Almanya’da Türk dostlarıyla Türkçe konuşmanın çok daha samimi ve keyifli olduğunu ifade ederken, bu dilin sosyal hayata kattığı zenginliğe dikkat çekiyorlar.
Mustafa Korgan: "Türkiye’nin Tanıtımına Katkı Sağlıyoruz"
Uzun yıllardır bu misyonu üstlenen Mustafa Korgan, Türkçenin birleştirici gücüne inanıyor. Korgan, eğitimin sadece sınıf ortamıyla sınırlı kalmadığını belirterek, "Öğrencilerimin birçoğu tatillerini Türkiye’de geçiriyor. Onlara Türk yemeklerini tanıttık, birlikte Türkiye turları düzenledik. Bir öğretmenin, Türk öğrencisiyle veya velisiyle Türkçe konuşabilmesi hem bir kazanç hem de büyük bir saygı göstergesidir. Biz burada aslında Türkiye’nin gönüllü turizm elçiliğini yapıyoruz," sözleriyle yürüttüğü çalışmanın önemini özetliyor.
Oberhausen’da bir lisede öğretmenlik yapan Hubert Lohmann, öğrencileriyle Türkçe konuşabilmek için Türkçe öğrendiğini belirterek, bu durumun okulda Türk öğrencilerle iyi bir diyalog kurmayı sağladığını ifade etti.Ayrıca Türkiye’ye birkaç kez gittiğini söyledi.

88 Yaşındaki Willi’nin Safarambolu Hayali
Kursun en özel hikayesi ise 88 yaşındaki emekli lise öğretmeni Willi Oberhaus’a ait. Emekli olmadan önce Türk kökenli öğrencileriyle kurduğu bağları Türkçe sayesinde güçlendirdiğini anlatan Oberhaus, bir dil öğrenmenin insan ruhunu zenginleştirdiğini savunuyor. Türkiye’nin pek çok şehrini karış karış gezen Willi’nin kalbinde şimdi tek bir arzu var: Safranbolu.

Willi için Safranbolu sadece bir şehir değil, zamanın durduğu bir masal diyarı. UNESCO koruması altındaki o tarihi konakların arasında yürümeyi, Arnavut kaldırımlı sokaklarda bastonunun sesini duymayı ve Osmanlı mimarisinin zarafetini yerinde görmeyi hayal ediyor. "O sokaklarda yürümek, yüzyıllar öncesine adım atmak gibi olacak," diyen Oberhaus, bu geziyi ruhunun huzur bulacağı bir "final durağı" olarak görüyor. Tarihi Çarşı’daki kahve kokusunu solumak ve demircilerin çekiç seslerini duymak, onun için yarım kalan bir hikayeyi tamamlamak anlamına geliyor.
Haber: Mustafa Tığlı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.